Amin Maalouf… Maalouf kalemiyle bu kadar geç tanışmanın
verdiği hüznün yanında “İyi ki okumuşum” sevinci yaşıyorum. Eseri bitirdikten
sonra durup uzun uzun düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Yazarın diğer
eserlerini de bir an önce okumak için kendime söz verdim!
Ah Semerkant… Eser
olaylar Ömer Hayyam’ın Semerkant kadısı Ebu Tahir ile yollarının kesişmesi
sonrası başlıyor. Kitapta Ömer Hayyam’ın yaşamı, İran tarihi akıcı bir dille
anlatılmış. Hayyam’ın, Cihan mahlasını kullanan şair sevgilisi, Selçuklu veziri
Nizamülmülk’ ün davetine icabeti gereği yollardaki macerası, Hasan bin Ali
Sabbah ile karşılaşmaları ve dostlukları, sarayda dönen türlü entrikalar, güç
savaşları, Hayyam’ın rubaiyatları, Semerkant Yazması ve daha niceleri. İran
tarihine yakından bir bakış, hem de sıkılmadan!
Dört bölümden oluşan romanın diğer yarısında ise anne ve
babasını Ömer Hayyam hayranlığının buluşturduğu Benjamin anlatılıyor. Benjamin
Omar… Omar, Hayyam’ın elden ele dolaşan, kaybolan Semerkant Yazması’na ulaşmak için yollar
aşıyor ve iki kez İran’a geliyor. Benjamin’in, İran’ın bağımsızlıkla mücadele
sürecinde yaşananlarda ki rolü, yaşadığı büyük aşk anlatılıyor. Sevdiği kadınla
birlikte Semerkant Yazması’nı alarak kendine yeni bir yol çizmek isteyen
Benjamin ne yazık ki Titanic’e biniyor! Kaçınılmaz sonda, Yazma okyanusun
karanlık sularına gömülüyor…
Evet, bu roman kurgusu itibariyle tarih okumayı sevmeyenlere
bile tarihi sevdirecektir diyebilirim. Deneyin, pişman olmayacağınızı
göreceksiniz.
Usta Hayyam’a selam olsun…
Biz
gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
Kuklacı
Felek Usta, kuklalar da biz.
Oyuna
çıkıyoruz birer, ikişer;
Bitti mi
oyun, sandıktayız hepimiz.
Ömer Hayyam
0 yorum:
Yorum Gönder